FISHCap’in balıkçılık ve su ürünlerinin iklim değişikliği karşısında yaşadığı zorlukları konu alan web semineri bugün başladı

“Balıkçılık ve Su Ürünleri’nde İklim Değişikliği’nin Etkilerinin Azaltılması ve Adaptasyonu Web Semineri” için çok sayıda ülkeden uzman bir araya geldi.

Ankara - Balıkçılık ve su ürünleri sektörü geçtiğimiz yıllarda  hem artan ticaret ve tüketim hem de küresel balık üretiminin 2018’de 179 milyon tona ulaştığı tahminiyle geniş çapta büyüme gösterdi.

Sektör sadece artan küresel nüfusun beslenmesi ve gıda güvenliğinin temini için kilit role sahip değil, ayrıca yakın zamanda yayımlanan Dünya’da Balıkçılık ve Su Ürünlerinin Durumu (2020) raporunda da belirtildiği gibi 60 milyona yakın insanın geçim kaynağı için de kritik öneme sahip.

Ancak özellikle deniz suyundaki asitleşme, deniz sıcaklığındaki değişimler ve akıntı yapıları, doğa olaylarındaki artış ve deniz seviyesindeki yükselişle bağlantılı ekolojik değişimler sonucu balıkçılığın iklim değişikliğinden ciddi seviyede etkilenmesi ön görülüyor.

Bu zorlukları ele almak ve bölgesel tecrübeleri paylaşmak için Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan ve FAO’dan uzmanlar iki günlük “Balıkçılık ve Su Ürünleri’nde İklim Değişikliği’nin Etkilerinin Azaltılması ve Adaptasyonu Web Semineri” için bugün biraraya geldiler. FAO Kıdemli Balıkçılık Görevlisi Haydar Fersoy açılış oturumu ile gün boyu devam eden bazı teknik oturumların moderatörlüğünü üstlendi.

Etkinlik, yakın zamanda başlatılan “Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye’de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetimi için Kapasite Geliştirme (FISHCap)” projesi kapsamında Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Uygulamaları Araştırma Merkezi (iklimBU) ortaklığıyla düzenlendi. Proje Türkiye Cumhuriyeti tarafından FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı altında finanse ediliyor.

İnternet bazlı seminer iklim değişikliğinin Orta Asya ve Kafkaslar’da balıkçılık ve su ürünlerin üzerindeki etkisi hakkında genel bir bakış sunmayı amaçlarken ayrıca bölgede adaptasyon ve iklim değişikliğinin etkilerin azaltılmasına dair faaliyetleri de tartışmaya açmayı hedefliyor. Katılımcılar arasında hükümet çalışanları, karar alıcılar, iklim değişikliği üzerine araştırma yapanlar, balıkçılar ve balıkçılık organizasyonlarının temsilcileri yer alıyor.

Seminer öncesindeki açılış oturumu, FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu’nun konuşmasıyla başladı. İklim değişikliğinin, başta hızla büyüyen su ürünleri sektörü olmak üzere, gıda güvenilirliği ve hayvan sağlığı üzerindeki olası etkilerinin göz ardı edildiğini vurgulayan Gutu, milyonlarca insanın geçim kaynağını su ürünleri sektöründen sağladığını, uygulanacak adaptasyonun detaylarının yoksulluğu azaltma ve gıda güvenliğinin temini gibi küresel amaçlarımızı da kapsar nitelikte olması gerektiğinin altını çizdi.

Oturumda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay balıkçılık sektörünün iklim değişikliğinden küresel olarak etkilenecek doğal kaynakların başında geldiğinin altını çizerek, balık türlerinin kırılganlığını en aza indirecek metodlar geliştirmemiz ve çeşitli sektörler arasında iş birliğini güçlendirmek için altenatif gelir kaynakları yaratmamız gerektiğini dile getirdi. Bu kapsamda bakanlık olarak, bilimsel yaklaşım ve aktif katılımla, orta ve uzun vadeli sürdürülebilir yönetim planları geliştirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.  

Açılış konuşmasında söz alan FAO Kıdemli Balıkçılık Görevlisi Haydar Fersoy, iklim değişikliğinin balık yemleme, göç ve yemleme davranışlarını doğrudan etkileyeceğini ve bu gelişmelerin de balıkçılık kaynaklarının büyümesi, ölüm oranları ve yeniden üretimi için de sonuçları olacağına dikkat çekerken sözlerine şöyle devam etti:

“Balıkçılık, su ürünleri ve onlara bağlı toplumlar iklim değişikliğinin etkilerini ilk yaşayacaklar arasında. Özellikle sektöre bağlı ayakta kalan ülkeler başta olmak üzere, balık ürünlerinin bulunabilirliğinin ve ticaretinin önemli jeopolitik ve ekonomik sonuçları olacak. Tüm bu zorluklar bizi iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon için birbirini tamamlayıcı aksiyonlar almaya itiyor.”

Şu anda olduğu gibi hareket etmeye devam edersek, 80 yıl içinde sıcaklıkların 6 derece daha yükseleceğine dikkat çeken Boğaziçi Üniversitesi Fizik Profesörü ve iklimBU Direktörü M. Levent Kurnaz, eylemlerimizin iklimin ısısını belirlediğini bu sebeple, balıkçılık ve su ürünlerinde hali hazırdaki uygulamalarla devam etmenin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

 

FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP)

2006 yılında oluşturulan program, ulusal ve çok ülkeli projelerle Orta Asya ve Kafkas ülkelerinde gıda güvenliğinin ve kırsal kalkınmanın sağlanmasını amaçlıyor. Program gıda güvenliği, gıda güvenilirliği, kırsal kalkınma, doğal kaynakların yönetimi, hayvansal ve bitkisel genetik kaynakları gibi alanlarda ülkelere destek sağladı.

Bugüne kadar 20 milyon ABD doları fon sağlayan Türkiye Cumhuriyeti, programın ikinci fazı için taahhüdünü yineledi

 

 

Bu girişime dahil BM kuruluşları
FAO
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü