Suriyeli hemşire Ahmed Ahmed: Türkiye'de COVID-19 enfeksiyonunun yayılmasını önlemek için birlikte çalışıyoruz

“Çalışma sırasında mülteci durumumu düşünmedim, Türk meslektaşlarımla birlikte bir ekibin parçasıydım" diyor Suriyeli hemşire Ahmed Ahmed.

“Ağustos 2017'den bu yana İzmir göçmen sağlığı eğitim merkezinde çalışıyorum ve yıllarımı verip eğitimini aldığım bir işte çalışmaktan ötürü çok mutluyum. 2014 yılında Suriye'nin Halep şehrinde hemşirelik bölümünden mezun oldum ve altı ay boyunca özel bir hastanede çalıştıktan sonra Türkiye'ye gelmeye karar verdim. Daha sonra, T.C. Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü arasında ülkedeki Suriyeli nüfusun genel sağlık durumunu iyileştirmeyi amaçlayan ve AB Delegasyonu tarafından finanse edilen SIHHAT projesine katıldım. Proje kapsamında, kamu sağlığı sisteminin bir parçası olan göçmen sağlığı merkezlerinde Türk doktorlarla birlikte çalışmak üzere DSÖ ve T.C. Sağlık Bakanlığı'ndan teorik ve pratik eğitim aldım” diye açıklıyor Suriyeli hemşire Ahmed Ahmed.

“COVID-19’un sebep olduğu sağlık risklerine yanıt verebilmek için iki ay boyunca T.C. Sağlık Bakanlığı’nın filyasyon ekibinin bir parçası oldum ve hastaların temasta oldukları herkese ulaşılmasına yardımcı oldum. Her vakayı özen ve hassasiyetle ele aldık. COVID-19 hastalarını tanımlama, hızlı ve etkin bir şekilde görüşme, testler yapma, sağlık bilgi sistemlerine ilişkin verileri işleme ve enfekte olasılığı olan herkesi bilgilendirme gibi ortak hedef doğrultusunda Türk meslektaşlarımla yan yana çalıştım.”

“Hemşire olarak çalıştım, ancak Arapça konuşan hastalarla görüşmeler yaparken çevirmen olarak da yardımcı oldum. Ortalama bir görüşme arabuluculukla üç dakika sürdüyse, hastalarla anadillerinde iletişim kurabilen birisinin olmamaması ziyaretleri çok daha fazla uzatacaktı.

“Enfekte bireyleri tanımlamak zamana karşı yarıştığımız bir konu olduğundan herhangi bir dil engeli olmadan özgürce ve yargılayıcı olmayan şekilde iletişim kurabilmek, filyasyon sırasında esastır. Çünkü insanlar ne kadar erken teşhis edilirse, olası bulaşma o kadar çabuk önlenebilir.

“COVID-19 pozitif kişilere zamanında ulaşmak ödüllendirici oldu, çünkü hastalıkların topluluklar içinde yayılmasını aktif olarak önlediğimizi ve böylece yüzlerce insanın sağlığını koruduğumuzu biliyorum.

“Çalışma sırasında mülteci durumumu düşünmedim, Türk sağlık sisteminin ortak çabalarından ayrı hissetmedim. Türk meslektaşlarımla birlikte bir ekibin parçasıydım. Birbirimizi motive ettik ve birbirimizi daha da iyi çalışmaya teşvik ettik. Yine de şu anda, yüzleri maskeler ve koruyucu ekipmanların arkasında olan meslektaşlarımın iş yerinde birbirine gülümsediğini görmeyi özlüyorum.

Suriyeli hemşire Ahmed Ahmed: "COVID-19 hastalarını tanımlama, hızlı ve etkin bir şekilde görüşme, testler yapma, sağlık bilgi sistemlerine ilişkin verileri işleme ve enfekte olasılığı olan herkesi bilgilendirme gibi ortak hedef doğrultusunda Türk meslektaşlarımla yan yana çalıştım"

“Herkes virüsten korkuyor, ancak hangi önlemlerin koruyucu olduğunu bilmek rahatlatıcı. Bu konuyu her zaman meslektaşlarımız ve arkadaşlarımız arasında tartışıyoruz ve karşılaştığımız zorlukları paylaşarak ve takip etmemiz gereken halk sağlığı önerilerini hatırlatarak birbirimizi destekliyoruz. ”

Suriyeli hemşire Ahmed Ahmed Izmir’de birinci basamak sağlık hizmeti veren Göçmen Sağlığı Eğitim Merkezi’nde çalışmaya devam ediyor. Bugün, 20 Haziran 2020 Dünya Mülteciler Günü’nde, hem Ahmed’in hem mülteci hem de sağlık çalışanı kimliği ile toplumun değerli bir üyesi olmasını kutluyoruz. Dünyada her bir dakikada 20 kişi çatışmalar, zulüm ve terörizm gibi nedenlerle yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda olduğu hatırlatmak ve hepimizi mültecilerin yaşadığı sorunlara çözüm bulmak için daha kapsamlı ve içerici eyleme çağırıyoruz.  

Bu girişime dahil BM kuruluşları
DSÖ
Dünya Sağlık Örgütü