DSÖ: COVID-19 aşılarında adaletsizlik her geçen gün orantısızca artıyor

Dr. Tedros adaletsiz aşı dağılımının sadece ahlaki bir sorun değil ekonomik ve epidemiyolojik olarak kendi kendine zarar verici bir uygulama olduğunu söylüyor.

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus zengin ülkelerdeki aşılama ile aşıya eşit ve adil erişim olmasını hedefleyen COVAX girişimi ile yapılan aşılamalar arasında giderek açılan farkın her geçen gün daha da orantısız bir hale geldiğini söyledi.

Dr. Tedros 22 Mart tarihinde yaptığı basın toplantısında “Ocak ayında da aşıların adil dağıtımını sağlayacak acil adımlar atılmazsa dünyanın korkunç bir ahlaki başarısızlığın eşinde olduğunu söylemiştim. Bu başarısızlığı engelleme araçlarına sahibiz ancak bunu engellemek için bu kadar az çaba gösterilmesi şok edici” diye konuştu.

Dr. Tedros bazı ülkeler bütün vatandaşlarını aşılarken, diğerlerinde hiçbir aşının yapılmadığını belirtti ve adaletsiz aşı dağılımının sadece ahlaki bir sorun olmaktan öte ekonomik ve epidemiyolojik olarak kendi kendine zarar verici bir uygulama olduğunu kaydetti. Aşı uygulamalarının farklılığına da dikkat çeken Dr. Tedros bazı ülkelerin düşük riskli gruptaki gençleri, bazı ülkelerde ise daha riskli gruptakilerin aşılandığını belirtti.

DSÖ Genel Direktörü virus ne kadar bulaşırsa varyantların o kadar artma riski olduğunu bu durum da aşıların etkisini riske attığını söyledi. Dr. Tedros aşılamadaki bu dengesizliğin sahte bir güvenlik hissine neden olduğunu kaydetti.

Dr Tedros “Virüs yayılmaya devam ettiği sürece insanlar ölmeye devam edecek, ticaret ve seyahatler engellenecek ve ekonomik toparlanma daha da ileriye ertelenecektir” diye konuştu.

Dr. Tedros aşı üretiminin hızlandırılması için Avrupa’daki bazı ülkeler tarafından kullanımı askıya alınan AstraZeneca aşısının üreticisi de dahil olmak üzere aşı üreticileriyle görüştüğünü belirtti.

AstraZeneca aşısı askıya alınmasının ardından Almanya, Fransa,İtalya ve İspanya tarafından verilen güvenceler ışığında yeniden kullanılmaya başlanmıştı. ABD, Şili ve Peru’da yapılan büyük bir çalışmaya göre AstraZeneca aşısı hastalığı yüzde 79 önlerken, hastalığın ağır seyredip hastaneye yatılmasını ise yüzde 100 önlüyor.

DSÖ Genel Direktörü “Bu veriler Oxford-AstraZeneca aşısının güvenli ve etkili olduğunun kanıtıdır” dedi.

Dr. Tedros pandemi sırasında COVID-19 aşısından kar etmemeyi taahhüt eden tek aşı üreticisinin AstraZeneca olduğunu ve pek çok başka şirkete teknolojisinin lisansını vererek aşı adaletine katkı sağladığını vurguladı.

DSÖ Genel Direktörü daha fazla sayıda aşı üreticisinin bu örneği dikkate alıp teknolojilerinin lisansını başka üreticilere vermelerine ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Dr. Tedros bir yıl önce Kosta Rika ve DSÖ’nün kısa adıyla C-TAP olarak bilinen COVID-19 Teknoloji Erişim Havuzu mekanizmasını başlattıklarını hatırlattı. Bu mekanizma ile aşılarla ilgili lisanslar herkese açık ve şeffaf bir şekilde açık bilim modeliyle verilebiliyor. Ancak C-TAP bugüne kadar arzu edildiği kadar kullanılmadı.

DSÖ Genel Direktörü DSÖ ve ortaklarının insan hayatını kurtarmak için çözümler üretmeye ve bunların savunuculuğunu yapmaya devam edeceğini ancak tüm ülkelerin ve üreticilerin katkısına ihtiyaç duyduklarını da sözlerine ekledi.

Bu girişime dahil BM kuruluşları
DSÖ
Dünya Sağlık Örgütü